Organic Intelligence Bölüm 2

İlke 1, Bölüm 2:

“ Yeni Bir Eşik: Travma Bütünleşmemiş Kaynaklar Demektir.”

3 MONTHS AGO | BY STEVEN HOSKINSON

Steven hoskınson tarafından | 3 ay önce

Summary: This article outlines the major themes taught in the Organic Intelligence clinical protocol. Key terms are discussed: complexity, threshold, 3-Phase model, implicit vs explicit, and self-organization.

Özet: Bu makale Organik Zeka klinik protokolünde öğretilen ana temaların üzerinden geçmektedir. Tartışılan anahtar terimler: karmaşıklık, eşik değer, 3-Aşamalı model, üstü örtüklüğe karşı açıklık, ve öz-düzenleme.

“Working the physiology using trauma, not working the trauma using physiology”:  This is Part 2,click here for Part 1.

“Travmayı kullanarak fizyolojinin üstesinden gelmek, fizyolojiyi kullanarak travmanın üstesinden gelmek değil”: Bölüm 2’desiniz, 1. Bölüm için buraya tıklayın.

Around the world, Organic Intelligence® (OI) has taught therapists how to observe relevant client behaviors (speech, movement, muscle tension, breath, coloration, emotion, etc.) according to a very clear map. This mapping allows therapists to understand the nervous system condition, and reveals what kind of intervention is most likely to support natural systemic reorganization. First we must dispense with a trauma-focused and problem-driven clinical approach. OI’s incorporation of the established science of complex systems helps map a classic 3-Phase protocol for seeing organizational phase shifts. The “fractal nature of body and mind,” and the essential clinical work derived of intrinsic, biological Self-regulation shows predictably in OI trained professionals.

Dünyanın çeşitli yerlerinde Organic Intelligence® (OI), terapistlere danışanlarının davranışlarını (konuşma, hareket, kas gerginliği, nefes, ciltte renk değişimi, duygular, vb.) nasıl gözlemleyeceklerini açık bir haritaya göre öğretir. Bu haritalandırma, terapistlerin sinir sisteminin durumunu anlayabilmelerine olanak tanır; ne tür bir müdahalenin doğal sistemik düzenlenmeye en çok desteği sağlayacağını belirler. Öncelikle travma odaklı ve probleme dayalı klinik yaklaşımı bırakmalıyız. OI’nın dünyada kabul görmekte olan entegre bilimleri bünyesine dahil etmesi, organizasyonel evre geçişlerini belirtecek klasik bir 3-Aşamalı protokolün haritalandırılmasına yardımcı olur. “Beden ve zihnin fraktal bir doğaya sahip olması”, içsel olandan elde edilen temel klinik çalışmalar ve biyolojik öz-düzenleme, OI eğitimli profesyonellerde görülür.<<<

However, clinicians must learn to simultaneously track content and underlying physiological states in terms of the degree of affect regulation. This “affect” regulation is in fact “intensity” regulation. There are ideal thresholds of intensity that constitute an organized learning experience. The essence of this learning is the recalibration of the intrinsic relation to these thresholds themselves. This is the natural trend toward self-organization, and the heart of the OI work. OI trains practitioners to see these thresholds, and support the client’s reward system to recalibrate toward the natural thresholds.

Ancak klinisyenler duygu düzenlenmesinin derecelendirilmesi açısından, içeriği ve altta yatan fizyolijik koşulları eş zamanlı olarak takip etmeyi öğrenmelidirler. Bu “duygu’’ düzenlenmesi aslında gerçekte “yoğunluk” düzenlenmesidir. Organize bir öğrenme deneyiminin oluşmasını sağlayan yoğunluğun ideal sınır değerleri vardır. Bu öğrenmenin özünde içsel ilişkilerin bu sınır değerlere göre yeniden kalibrasyonu yatar. Bu öz-düzenlemenin doğal eğilimidir ve OI çalışmasının merkezini oluşturur. OI, uygulayıcılarını bu sınır değerleri görmeleri ve danışanların ödüllendirme sistemlerinin doğal sınırlarına doğru tekrar ayarlanmasına yardımcı olmaları için eğitir.

OI provides a clear map, and coaching on how to recognize a system’s efforts to move toward threshold processing — which is the third Phase in the “Chaos To Complexity” Diagram. Because of the addiction to intensity, clients’ threshold levels do not regularly achieve their learning levels. OI trains practitioners to shepherd the intensities toward their natural plateaus, the ideal learning intensity level, by working in-phase (Phase III) and assessing in-the-moment trends toward threshold — and bringing additional support when needed.

OI, sistemin eşik süreçlerine yönelme çabasını görmeye yönelik açık bir harita ve destek sunar ve bu da “Kaostan Karmaşıklığa” diyagramının üçünçü Aşamasıdır. Yoğunluğa olan bağımlılıktan dolayı, danışanların eşik seviyeleri öğrenme seviyelerine düzenli olarak ulaşamaz. OZ, uygulayıcılarını; yoğunlukları kendi doğal plato düzeylerine, yani ideal öğrenme yoğunluk düzeyine doğru aşamalar halinde yönlendirmek(Aşama III) ve eşik değere doğru anlık eğilimleri değerlendirip gerektiğinde ek destek sağlamak konularında eğitir.

This additional therapeutic support happens according to the “Addiction To Intensity” map (above) which illustrates how the natural re-establishment of threshold is thwarted by 3 deviations. Support comes as intensification, additional inhibition of intensity, or additional support for deactivation.

Bu sağaltıcı ek destek, eşik değerin doğal yollarla yeniden kurulmasının 3 sapma yüzünden nasıl engellendiğini açıklayan “Yoğunluğa Bağımlılık” haritasına göre gerçekleşmektedir (yukarıda). Destek; yoğunluğun arttırılması, yoğunluğun engellenmesinin desteklenmesi, veya devre dışı bırakmaya yönelik ek destek olarak gösterilebilir.

The deviation from attaining threshold is the de-synchronous and de-syncrhonizing nervous system condition which, with the right support, finds its way back into improved synchrony and coherence. The three dimensions of departure, the three errors of threshold attainment according to OI (see “Addiction To Intensity Cycle” diagram above) are:

Eşikten uzaklaşma durumu sinir sisteminin de-senkronize olma ve öyle kalma halidir ki bu durum doğru destekle tekrar uyumlu bir senkron halini yakalayabilir. OI’ye göre bu kopmanın üç boyutu veya sınır değere ulaşmanın üç bozukluğu şu şekildedir: (bkz. ”Yoğunluğa Bağımlılık Döngüsü” diyagramı)

  1.   Excess Inhibition — intensification and acceleration are prematurely inhibited (i.e., by distraction, diversion, tension, breath-holding, etc.)
  2. Engellenmenin aşırılığı – Yoğunluğun artması ve hızlanışı fazla erken bir zamanda kesilmiş (dikkatin dağılması, dikkatin başka tarafa çekilmesi, gerginlik, nefesi tutma vs. yüzünden)
  3.  Failure of Inhibition — intensities exceed threshold. This is often thought to be the sole realm of affect dysregulation. Exceeding threshold may include overwhelm, or it may mean simply a habit of “too much.” Often, therapies that propose discharge as the means of nervous system recalibration will exceed the natural intensity threshold.
  4. Engellemenin gerçekleşmemesi – Yoğunluk eşik değerin üzerine çıkar. Bu durum sıklıkla duygu düzenleme bozukluğunun gerçekleştiği alan olarak düşünülmüştür. Sınır değerin aşılmasına yoğun bunalma hissi eklenebilir veya herşeyin sürekli ‘çok fazla’ gelmesi demek olabilir. Sinir sisteminin yeniden kalibrasyonu için boşalmayı öneren terapilerin doğal yoğunluk eşiğini aşması sıklıkla görülen bir durumdur.
  5.  Failure to complete deactivation — the addiction to intensity often shows up as the inability to fully allow settling, relaxation and deactivation. Instead, further habits of thought, speech, etc., manifest and stimulate the system for further arousal. This is out of sync in a system that would re-set its patterning in the de-arousal phase.
  6. Deaktivasyonun tamamlanmasının kesilmesi – Yoğunluk hissine olan bağımlılık kendini sıkça; yatışmaya, rahatlamaya ve deaktivasyona izin verememe olarak gösterir. Bunun yerine düşünme, konuşma vs. gibi alışkanlıklar ortaya çıkar ve sistemi daha fazla uyarılmaya doğru iter. Sistemdeki bu uyumlanamama patterni, uyarılmanın olmadığı safhalarda tekrar ayarlanabilir.

The natural return of the oscillatory pattern invites other systems to synchronize, and systems reorganize from the nervous system up. Not only the subjective feelings of greater ease and flow appear, but also common syndromal patterns which reflect fundamental systemic disorganization often diminish or disappear (e.g. migraine, irritable bowel, fibromyalgia, etc.) as a system reorganizes.

Salınımsal hareketteki düzenin doğal olarak sisteme geri dönmesi diğer sistemleri de senkronize olmaya davet eder ve sistemler sinir sistemini tekrar düzenler. Kişi sadece rahatlama ve bırakabilmeyi hissetmekle kalmaz aynı zamanda temel sistemik düzensizliği yansıtan sıkça gördüğümüz sendromlar da (migren, rahatsız bağırsak sendromu, fibrimiyalji vb.) sistem düzene girdikçe azalır veya tamamen ortadan kalkar.

Importantly then, the OI clinical process carefully observes a system as it reaches toward its next threshold, by observing affect, orientation, subtle physical movement, autonomic shifts (coloration, respiration, heart-rate, etc.), as well as the quality and content of the verbal exchange. In the context of reinforcing the development of systemic coherence, a “free association conversation” procedure occurs, so that the natural and non-self-conscious presentation of the organismic process can proceed with the client, without undue interference from the explicit content agendas of the client, or the therapist. Thus, the typical “priming” of the therapeutic encounter as the search for “what’s wrong” or for the “root cause” of the neurosis, or the “trauma” is abandoned in favor of a naturalistic and supportive conversation whenever possible.

Burada önemli olan OI klinik sürecinin bir sistemi bir sonraki eşiğine yaklaşırken dikkatlice gözlemlemesidir. Bu gözlemi; duyguları, yön tayin etme sürecini, belli belirsiz fiziksel hareketleri, otonom değişimleri (ciltte renk değişimi, soluk alıp verme, kalp atış hızı vs.) ve aynı zamanda sözlü aktarımın niteliği ve içeriğini takip ederek yapar. Sistemik uyumun gelişiminin güçlendirilmesi sırasında “serbest çağrışımlı iletişim” prosedürü uygulanır. Böylece organizmaya dair süreçler, danışan veya terapist tarafından belli konuları ortaya koyma endişesinden sıyrılarak; doğal ve utangaçlığın olmadığı bir şekilde açığa çıkabilir. Tipik olarak terapötik bir buluşmanın “tepe noktasını” oluşturan; “burada ne yanlış” ile nevrozun “kaynağındaki sebep” arayışı, veya “travma”, doğal ve destekleyici bir konuşma ortamının mümkün oldukça gerçekleşebilmesi uğruna gözden çıkarılır.

As the client’s system stabilizes, they learn how to allow, with lesser interference, the unfolding of the physiological intention for threshold attainment, and more rapid reorganization and integration occurs. Most often beginning with implicit, or state-specific (body) memory, the disinhibition that accompanies the free association conversation allows the system to show its movements, affects, and cognitions that are associated with successive thresholds, which then can be sequenced with gentle guidance of the practitioner (along the lines of the 3 dimensions seen in the “Addiction To Intensity” mapping). Explicit content actually arises naturally as the psyche — the psycho-biology — brings the content which uniquely serves the purpose of attaining the next threshold. Thus, the content arises spontaneously in the context of the biological goal of attaining the next integrative and integrating threshold.

Danışanın sistemi dengeye geldikçe; kendilerini nasıl bırakabileceklerini gitgide daha az araya girilmesine ihtiyaç duyarak öğrenirler. Eşiğe ulaşmaya yönelik fizyolojik istek ortaya çıkar, yeniden düzenlenme ve bütünleşme daha hızlı şekilde gerçekleşir. Çoğunlukla içe dönük veya belirli bölgelere (beden) odaklı hafızayla başlanmasıyla, serbest çağrışımlı konuşmanın yanında görülen disinhibisyon, sistemdeki hareketlerin, duyguların ve bilişlerin ardlarından gelen eşiklerle birlikte kendini göstermesine alan açar. Bunlar daha sonra uygulayıcının nazikçe yönlendirmesiyle  “Yoğunluğa Bağımlılık”  şablonunda görülen 3 boyuta göre sıraya konulur. Psişe (psiko-biyoloji), sadece bir sonraki eşiğe ulaşmaya hizmet eden içeriği getirdiğinde işlenecek konu da doğal olarak yüzeye çıkmış olur. Böylece içerik, bir sonraki eşiğe ulaşmanın ve o eşikle birleşmenin biyolojik amacı içerisinde kendiliğinden ortaya çıkar.

This then is a fundamental shift for the therapeutic endeavor. Organic Intelligence is a protocol which has been taught internationally to therapists for over 15 years. Clinically validated by therapists around the world — consistent outcomes are achieved by a distinct protocol based in biology and the science of complexity. Therapists must come to understand that explicit content per se will most often exceed threshold for clients, and have a disorganizing effect on systems characterized by a disorder endemic to modern society, as well as by trauma.   The fact that over-threshold experience is reinforced (negative reinforcement) means that high intensity treatments will not succumb readily to OI’s suggestion to shift to a shaping paradigm and positive reinforcement. The removal of the high intensity (aversive) experience through discharge or other means simply reinforces that the way to feel better is by feeling worse first. This is a means by which existing systems of disorganization self-reinforces, and keeps intensity thresholds stuck at maladaptive levels.

Bu durum, terapötik yaklaşım için kökten bir değişim yaratmıştır. Organic Intelligence, 15 yılı aşkın süredir uluslararası alanda öğretilmekte olup, terapistlere yönelik bir protokoldür. Biyoloji ve karmaşıklığın bilimine dayanan tanımlanmış protokollerle tüm dünyadaki terapistler tarafından klinik deneylerde tutarlı sonuçlar elde edilmiştir. Açık şekilde ortaya konulan içeriklerin çoğunlukla danışanların eşiklerini aşabileceğini ve sistemler üzerinde modern dünyaya özgü rahatsızlıklarla veya travmayla karakterize edilen, düzen bozucu bir etksi olacağını terapistler anlamak zorundadırlar. Eşik üstü tecrübelerin koşullandırılmasıyla (olumsuz koşullandırma) gerçekleşen yüksek yoğunluklu tedavilerin, OI’nın önerdiği değişen paradigma ve olumlu koşullandırmaya kolaylıkla geçiş yapmayacağı açıktır. Yüksek yoğunluklu (tiksinti uyandırıcı) deneyimden deşarj veya başka yöntemlerden geçerek kurtulmak sadece iyi hissetmek için önce daha kötü hissetmek gerektiğini koşullandırmaktadır/güçlendirmektedir. Bu zaten varolan düzensizliğin kendi kendisini koşullandırması yönünde bir araçtır ve yoğunluk eşiğinin sağlıksız bir seviyede takılı kalmaya devam etmesi demektir.

However, with the understanding and protocol that OI offers, the Phase III harmony of biological synchrony can return. And, when it does, the system shows itself in its natural and reiterative form. The beauty, and simplicity of a system in this unfolding will be discussed in the next of the OI Ten Tenets blog, “The Fractal Nature of Body & Mind.”

Ancak OI’nın sunduğu anlayış ve protokolle birlikte, biyolojik uyum geri döndürülebilir –Aşama III – Bu dönüş olduğunda sistem kendini doğal ve yenileyen haliyle göstermeye başlar. Bir sistemin kendini ortaya çıkarmasının güzelliği ve sadeliği bir sonraki OI – On İlke blogu olan ‘’Beden & Zihnin Fraktal Doğası’’nda konuşulacaktır.

See Organic Intelligence®in action and learn how to apply OI with your clients at OrganicIntelligence.org

Organic Intelligence® i hareket halinde görmek ve danışanlarınıza OI’yı nasıl uygulayacağınızı öğrenmek için OrganicIntelligence.org‘a göz atın.