Somatik Düzeyde Güvende Olmak

Bu basit pratikler direkt olarak otonom sinir sistemine içinde bulunduğu ortamın güvenli olduğu mesajını verir.
Her şeyden önce kendi bedenimizde, hissel deneyimimizde güvende olmak her zaman başlangıç noktası olmalıdır. .
Bu pratikleri ‘güvendeyim’ bedensel deneyimine çapa atma pratikleri olarak görebilirsiniz.
– El ve ayak parmaklarınızı hareket ettirmek beynin sağ ve sol yanını aynı anda aktive eder. Ve her durumda her yerde yapabileceğiniz basit bir harekettir. Bedenin hareketini içeren tüm pratikler temelde bu açıdan travma terapide iyileştirici rol oynar.
– İçinde bulunduğunuz alanın detaylarını incelemek sinir sistemi üzerinde doğrudan yatıştırıcı etki yapar. Beyin durmaksızın risk var mı saptamak için bulunduğu ortamı taramak ister ve dikkat tek bir şeye takılı kaldığında (yüzde doksan düşünceler) ve ortam güvenli mi değil mi taraması yapılmadığında travmatik döngüden yani tepkisel programlardan çıkamaz sistem.
– Verdiğin nefesleri uzun tutmak da yine sinir sistemi üzerinde doğrudan yatıştırıcı etkiye sahiptir. Beyinde tehlike altında olduğu yanılgısının var olması sinir sisteminin tepki mekanizmalarını devreye sokmasına neden olur ve bunun için çok fazla oksijene ihtiyaç duyar.  Nefes verişleri uzatmak tehlike olmadığı mesajının yaratılmasına yardım edeceğinden sistemin yatışmasını sağlar.

Her bir pratikten sonra bedeninizin fizksel ortamla temas noktalarını farkedip yerleşin bu noktalara. Sandalye, koltuk ya da ayaktaysanız yer.
Kalbinizle bağ kurun. Kalp atışlarını fark edin.
Nefesleri fark edin.
Kas tonunu fark edin. Gergin ve katı yerler, yumuşak ve rahat yerler…
Ve pratiği yaptıktan sonra ne değişti görün, eğer bir şey değiştiyse bunu tanımlayın: kalp atışı yavaşlamış olabilir, nefesler derinleşmiş olabilir, kassal ton yumuşamış olabilir. Yardımcı bu değişiklikleri özümsemek için birkaç nefes kalın bedeninizde rahatlayan, derinleşen, yumuşayan, gevşeyen yer her neyse.

Bunlar her an kullanabileceğiniz araçlar.
Bunların dışında doğa ile yeniden bağ kurmanızı ve duyusal canlılığınızı geliştirmenizi özellikle öneriyorum.
Doğa yürüyüşü, ağaçlarla arkadaşlık, doğa fotoğrafları çekmek ya da resimleri yapmak. Ve bunları arkadaşlarla paylaşmak.