Öz Şefkat

Öz şefkatin hepimiz için bu kadar zor olmasının ve adanmış bir pratik gerektirmesinin bir sebebi vardır. Bebeklik ve erken dönem çocukluk yıllarımızda bize bakan kişiler tarafından sevgi ve ilgi görmemişsek, bizde bir sorun olduğuna inanmaya başlarız.
Bu kendine yönelik kusurluluk inancı aslında diğer yönlerimiz gibi bizi korumak için gelişir. Bakımımızı yapan kişilerin hatalı olduğunu ve belki de bize bakabilecek kapasiteden yoksun olduklarını düşünmek çok korkunçtur, çünkü hayatta kalmamımız bu bakıma bağlıdır.
Ve sorunun bizde olduğuna inandığımızda durumu kontrol edebileceğimiz yanılgısına sahip oluruz.

Bu yanılgı biliçaltımızın derinlerinde varoluşumuzun özünde sorunlu olduğumuza yönelik çekirdek inanca dönüştüğünde yetişkin hayatımızda duygu, davranış ve seçimlerimizin merkezinde rol oynar.
Kendini beğenmeme, sevmeme, suçlama, ve kontrolcülük hayatı büyük bir ızdıraba dönüştürür.
Neye sahip olursanız olun en derinde kendinizi sevemiyorsanız, her an sizinle olan bir huzursuzluk ve tatminsizlikle yaşamaya mecbur kalırsınız.
İlişkileriniz ise hep bir çatışma içinde geçer. Ya da ilişki kurmak çok ama çok zordur.
Bu yüzden her ne çalışma yapıyor olursanız olun öz şefkat amansızca uyguladığınız ana pratik olmalı.

Kendini tüm kusurlarınla, eksik yönlerinle, aşırılıklarınla sevmek ana çalışma!
Şimdi bu yazıyı okuduktan sonra elini kalbine yerleştir ve bağ kur kalbinle. Atışını hisset, gözünde canlandır kalbini ve kendine sevgi cümleleri ile seslen.
Duymaya ihtiyaç duyduğun şey her neyse onu söyleyerek kendine.

Benim önerim:
“Sadece varolduğum için sevilmeyi hak ediyorum.
Bunun için bir çaba içinde olmama, sevilmeye değer olduğumu kendim dahil hiç kimseye kanıtlamama gerek yok.” .