Spiritüellik ve Narsizm

Spirütüellik nedir?
Neden spiritüel pratikler yapıyor insan?
. Daha mutlu olmak için? 
. Hakikate ermek için.

Birinci cevap hala bir kaçış senaryosu. Tıpkı alkolle yatıştırmak kendini, işe güce yumulmak, bir ilişkiye sığınmak gibi bir kendinden kaçış pratiği.
İkincisi ise cesareti, bilinmezlikle yanana durabilmeyi, kendine güvenmeyi gerektiren, bu yüzden iyileştirici ve nihayetinde mutluluk getirici olan cevaptır. Mutluluk içeridedir, yaparak değil ama kendini yaşayarak kazanılacak bir şeydir. Ve bu zor ve karmaşık bir süreçtir.

Spiritüellik modern bireyin en çok ihtiyaç duyduğu şey aslında bu anlamda. 
Hakikate gözünü açmanın bir yolu olarak ve asla patriyarkal sistemin bireyin mutsuzluğuna bir avuntu olarak desteklediği; olana gözünü yummak ve kısa süreli rahatlamalar veya aydınlanmış olduğunu iddia eden birilerinin bu yolda hayatın değişecek safsatalarıyla kendine güveni zaten zayıflamış olan kişiyi mutlulukla kandırmasının bir yolu olarak değil.

Spritüel pratik beş duyumun ötesine geçmek ve iç dünyamızın potansiyelini keşfetmektir.
Yeteneklerim neler? İçsel benin muktedir olduğu şeyler neler? En bilinen ifadesiyle beni ben yapan armağanlarım neler, keşfetmektir. 

Ne istemediğini bilmenin ötesinde ne istediğini bilmektir. Ve bunun için karar verme gücünü yeniden kazanmaktır. Bu egonun güçlenmesini gerektirir ki ilk adım bu olmalıdır, egoyu yok etmek değil. Egoyu yok etme çabasının kendisi egosal bir eylem olduğundan zaten mantıksızdır. Fakat bu aşamanın aşırı abartılması da narsistik bireyin yaratılmasına götürür meseleyi.
Tıpkı tek tanrılı dinlerin derin mistik bilgeliği politik sürece indirgemeleri gibi birey de sipiritüelliği; kendi gerçeğimi kendin yaratırım, ne istersem onu yaparım, bana ne yapacağımı söyleyemezsin, aşamasında sınırlarsa mistik bilgelikten kendini ayrıştırmış kendini kendine hapsetmiş olur.
Neyi istemediğini bildiğin ve bunu seslendirdiğin yerde iç sesin konuşmaya başlar. Burda seçim yapman gerekir. Artık farklı bir güç alanına girersin ve bu çok nettir. Kontrol edildiğin yerden farklı bir sesi duyduğun yere geçtiğin için aslında bu sarsıcıdır. Henüz ne istediğini bilmiyorsundur çünkü.
Kendi yolunu yaratmak için parçaları birleştirmeye başlarsın. Ve ilk sorduğun soru şu olur: ‘Neye ihtiyacım var?
Burada kendine güven çok önemlidir. Kendinle ilgili keşfettiğin parçaları birleştirmek için öz güven şarttır. 
Burası hepimizin bir miktar narsisizme ihtiyaç duyduğumuz aşamadır. Yeni kimliğini giyinmeye başladığın aşama. Kendi seçimlerini yaptığın, kendi kararlarını aldığın, seni tanımlamış ve kontrol eden gruptan ayrıldığın aşama.

Bir sonraki aşamaya geçişimiz söylediklerimizin, verdiğimiz yanıtların yarattığı gücü keşfettiğimiz yerde başlar. Kendi biyolojimizin diğerinin biyolojisi üzerindeki etkisini görmeye başladığımız noktadır burası. Birine yaptığımız şey bütünü etkiler. İçimizde taşıdığımız bu gücün farkına varma yolculuğunda sarf ettiğimiz kelimelerin, sahiplendiğimiz fikirlerin gücü ’ben’ çok önemli olduğum için değildir. Sarfedeceğimiz her kelimenin ne kadar önemli olduğunu yaratacağı etkinin bir değil bütünü ilgilendirdiğini bilerek kendimizi oluşturma sürecinde bir sanatçının hassasiyetiyle ilerlememiz her an bilinçli, uyanık, farkındalık içinde olmaya yetecek güce erişmemiz gerekir. Burası da narsisistik aşamadan ancak kendi gölge yanlarımızla yüzleşerek çıkacağımız süreçtir.

Bunun için ‘Dünya benim etrafımda dönüyor’ bilincini değiştirmem şarttır. Yaşadığım mutsuzluğun sorumlusu tuttuğum kim varsa bırakmaya ve, ’ben, benim, bana’ kişisel algısından çıkıp mutluluğun diğerinin iyilik haline katkım ölçüsünde yaratılabildiğini görmeye başladığım aşamaya geçmem gerekir. Burası da egonun ben’den biz’e geçişte kendiliğinden çözüleceği aşamadır.

Bir cevap yazın