Sinir Sistemi Regülasyonu-Vagus

Hayatın sürekli devam eden hareketi içinde bazen savrulduğumuz yerden eve geri dönüş yolunu bulmak çok zordur. Bunu ben okyanusta yüzmeye çok benzetiyorum. Öyle güçlü bir su kütlesi ki iki kol, iki bacakla onu tanımadan, hissetmeden ve onun gücüne boyun eğmeden içinde kalabilmeniz mümkün değil. Dalgalar hiç bitmez ama bazen bir nebze hafifler. Her dalga eğer ona karşı yüzerseniz sizi içine çeker ve olduğunuz yerden başka bir yere savurur. Dalganın girdabından çıkıp da nefesinizi yakalayabildiğiniz anda hem yıpranmışlık, hem korku, hem heyecan içinde bulursunuz kendinizi. Olduğunuz yerden kıyıyı görürsünüz görmesine  ama dalgalar gelmeye devam eder ve bazen oraya sanki hiç varamayacakmış gibi hissedersiniz.
Aslında yapmanız gereken gelen dalgayla mücadele etmek yerine onu görüp yönünüzü onunla eşleyip doğru zamanda içine dalarak sizi kıyıya götürmesine izin vermektir. Burada gözlem, yön belirleme, güven ve teslim oluş vardır.
Bana gelen mesajlara tek tek cevap vermeyi çok istesem ve hatta bazen buna teşebbüs etsem de altından kalkabileceğim bir şey olmadığı için buradan faydalı olacağına inandığım bir paylaşım yapma zamanı geldi yine.
Travma hayatın bir parçası. Ona karşı, bir daha olmasın diye önlem alamayız. Bu denizdeki dalgaları durdurma girişimi gibi bir şey olur. Ancak bizi ne kadar etkileyeceği konusunda yapabileceklerimiz var. Ben bunu esnek ve dayanıklı bir insan olma becerisi olarak tanımlıyorum. Ve bu hem geçmiş travmalar hem de gelecektekiler için geçerli. Esnek ve dayanıklı olma kapasitenizi güçlendirmek için yapacaklarınız geçmişte yaşadıklarınızın bıraktığı yaraları iyileştirirken aynı zamanda gelecekte yaşayacağınız baş etmesi güç zorlu deneyimlere karşı da daha güçlü olmanızı sağlayacak. Hatta bu noktada edindiğiniz bilgelik sizi her gelen dalgayla, kıyıdan uzaklara sürüklenmekten koruyacak.
Peki biyolojik anlamda travma nedir? Sinir sisteminin işleyiş düzenin bozulmasıdır.  Ve bu bizim zihinsel prosesimizin, duygusal prosesimizin, sosyalleşme becerilerimizin, sevgiyi alabilme ve verebilme kapasitemizin değişmesi demektir.
Vagus Siniri ile başlayalım. Bu sinir beyin ve bağırsakları birbirine bağlar. Aynı zamanda tüm organları saran bir ağı vardır; kalp, böbrekler, akciğerler. Bir kolu da yüz kasları, kulak içi kasları ve ses tellerine bağlıdır. Dolayısıyla yüz ifadesi, ses tonu ve ortamdaki sesler bu sinirin ne kadar düzenli çalıştığına göre farklı şekil alır. Bu bizim doğrudan sosyalleşme becerilerimizi ilgilendiren koldur. Ne kadar diğeriyle uyumlanabildiğimiz ve ortamla bağlantı içinde olabildiğimiz ventral vagus sinirinin işleyişine bire bir bağlıdır. Bu sinirin kolunun aktif işleyişi ya da vagal tonu iyileştirmek hiper aktivasyonun yatışmasını sağlar ki bu da kronik  inflamasyonun azalması ve kaygının ve korkuların yatışması anlamına gelir.
Vagal Tonu iyileştirmek için yapabileceklerimiz:

Diyafram nefesi.

Soğuk su terapisi. Bunu her duş sonunda birkaç dakika nefesleri tutmadan ve karın nefesi çalışarak soğuk suyun altında durmak şeklinde evde yapabilirsiniz.

Mırıldanma şeklinde bir melodiyi seslendirme. Ve şarkı söyleme.

Bağırsak sağlığını destekleyen bir beslenme. Burada kastettiğim taze meyve sebze, sağlıklı protein tüketimi. Abur cubur, şeker ve katkı maddesi içeren yiyeceklerden uzak durmak. Ve bedeninizde alerjen etki yaratan gıdaları tüketmemek. Bunu anlamak çok zor değil, şişkinlik ve gaz yapan gıdalar; tüketildikten sonra ağırlaştıran, ödem yapan (özellikle ellerde, ayaklarda şişme) yiyecekleri sisteminizi saldırı moduna sokuyor yani biyolojik stres mekanizması devreye giriyor demektir.

Meditasyon. Bu olmazsa olmaz! Fakat bilinçli yapılması çok önemli. Doğru bir yönlendirme yapılmazsa kopma ve panik sendromlarını besleyebilir.

Kahkaha atmak.

Keyif almak.

Şefkat ve şükran pratikleri yapmak.

Sakız çiğnemek.

Yanında güvende hissettiğin diğerleriyle zaman geçirmek.
Bunları yapamıyorum. Deniyorum ama yarıda bırakıyorum diyorsanız o zaman yardım isteme zamanıdır. Ve inanın bana hepimiz ama hepimiz zaman zaman bu noktaya geliriz yaşamda. Lütfen yardım isteyin, özellikle ve mümkünse profesyonel birinden. 

Bir cevap yazın