Rüyaların Bir Anlamı Var mı?

Bu sabah kalabalık, olaylı, tehditli ama kurtuluş yolunun bulunduğu, sihirli anların yaşandığı bir rüyadan uyandım.

Sizi bilmem ama böyle sabahlarda özellikle meditasyona oturur rüyanın bıraktığı etkileri uyanık halin içinde entegre etmek için alan tutarım.

Rüyamı genel geçer sembolik yorumlara teslim etmeyi ve bu yorumlarla bilincimi şartlandırmayı saçma buluyorum.

Rüyalar bir tür nörolojik ev temizliği gibi; psişenin kendini sağalttığı süreçler.

Nörobilimciler rüyaları nörolojik süreçlerin bir yan etkisi gibi tanımlıyorlar.

Uyku sırasında beynin kapandığını sanmayın, çünkü araştırmalara göre çok yoğun bir nörolojik aktivite devam ediyor ve beynimiz anılarımızı organize ediyor uykuda.

Hafızanın düzensiz uyku ritminden etkilendiği ve öğrenmenin zayıfladığını iddia ediyor bilim adamları. Yeni bir şey öğrendiğinde gece uykun kesintili ve zayıf ise bu bilginin sağlamlaştırılması ve önceki bilgilerle birleştirilmesi süreci olumsuz etkileniyor. Bu yüzden öğrencilere ve ebeynlere sesleniyorum çocuklarınızın başarısı söz konusu ise erken saatte yatmaları 300, 500, 1000 soru çözmelerinden daha etkili.

Uykuda farklı beyin devreleri aktif hale geliyor ve bu da his, duygu ve anıları tetikliyormuş.

İşin ilginç yanı anlam yaratmaya tutkun beyin bunları bir hikaye içinde birleştirmekten kendini alıkoyamayınca ortaya rüyalar çıkıyor.

Öte yandan rüyalarımız hep saçma ve anlaması çok zor hikayeler.

İşte tam da bu yüzden rüyaya bir anlam yaratma girişimi olarak bakıyorum ve uyandığımda beynimin geçmişi anlamlandırma çabasını, uyanır uyanmaz oturduğum meditasyonda bilinçdışıyla bilincimi tanıştırdığım tam(am)layıcı bir eylemle desteklemeyi çok şifalandırıcı buluyorum.

Beynin uykuda anıları organize etmesi tesadüfi bir süreç olarak gerçekleşmiyor. Uyanıkken hakim olan duygu durum bu anıların düzenlenmesinde belirleyici rol oynuyor.

Mesela eğer hayatınızda olumsuz deneyimler yaşadığınız bir dönemdeyseniz kötü rüyaların sayısı da artıyor.

Travmanın fizyolojisi ile çalışan biri olarak düzenli kabus görmenin çözümlenmemiş travmatik hafızayla birebir ilgili olduğu varsayımını yapmaktan alıkoyamıyorum kendimi.

Travma korkudur; kendi hislerinden, duygularından, eylemlerinden ve aynı zamanda yaşamdan, diğerlerinden, dolayısıyla başına geleceklerden korkmak demektir.

Çoğumuzun göz ardı ettiği rüyalarımızın mucizevi rolü burada ortaya çıkıyor:

Arka planda sürekli olarak işleyen fakat gündelik hayatımızı sürdürebilmek için  bilinçli bir çabayla baskıladığımız ve yönettiğimiz korkunun rüyada ortaya çıkabiliyor olması ve deneyimlenebiliyor olması stresli deneyimleri sağlıklı bir şekilde işleyebilmemizi sağlıyor.

Rüyada olumsuz hisleri işleyerek aslında uyanık olduğumuz zamanlarda bu hislerin içinde boğulmaktan kendimizi koruyoruz.

Ve psişemiz, rüyaların yardımıyla geçmişin etkisinden kurtulmaya ve özgürleşmeye çalışıyor.

Ben de özgürleşmek isteyen psişemin bu çabasını desteklemek istiyor ve bunun için evrensel sembolik yorumlara başvurmak yerine rüyanın genel duygusal niteliğiyle ilgileniyorum.

Rüyalarım bana bilinçdışımın derinliklerine ilişkin çok özel bir içgörü sunar.

Geleceğin habercisi değiller belki ama bu onların mucizevi olmadıği anlamına gelmez, hem de hiç!

Duygusal olarak nasıl bir süreçten geçtiğimizin en hakkiki tarifidir rüyalar.

Çoğumuzun hayatımızda gerçekte nasıl hissettiğimizle ilişki kurmak yerine hislerimizi bastırmayı, görmezden gelmeyi ve kontrol etmeyi seçtiğimiz düşünüldüğünde rüyaların hiçbir kontrol gücüne sahip olmadığımız bir yaşam alanı olması gerçekten mucizevi bir şey değildir de nedir?!

Dün gece gördüğüm rüyada tehdit ve çözümün biraradalığı; etkisini hala ruhumda taşıdığım zamanın ötesinde olmalarıyla sihir saçan anların varlığı, bana duygusal olarak gergin, ama inançsal ve iradesel anlamda güçlü ve sağlam bir yerde olduğumu söylüyor.

Bu yüzden bu sabah kendime şu soruyu yöneltiyorum:

Duygusal olarak rahatlamama ne yardım eder?

Bugün ve yarın ne yaparsam duygusal gerginliğim iyileşir?

 

Rüyalarınız kendinizi anlamak ve yardım etmek için kutsal bir kaynak!

Ya da kendini anlamak isteyenlerin kutsal olanla iletişim kurduğu gizemli bir kaynak!

Rüyanın sırrını çözmek için uyandığında nasıl hissettiğine bak.

Rüyada hangi duygunun hakim olduğunu fark et.

Sırlarla dolu sana en iyi sırdaş yine sensin biliyorum. Bırak sır biriktirmeyi artık. Rüyalarında açığa çıkan sırrını paylaşmayı ve yaşamayı seç!

Korkuyorsan, Kırılgan hissediyorsan, Bitkin ve Umutsuz hissediyorsan, Öfkeliysen, Karışık ve Kaygılıysan sır olmasın bunlar artık!

Bırak da biraz Gölgen konuşsun…

Bir cevap yazın